İçeriğe geç

Kategori: Makaleler

Bankacıların grev hakkı var mı ?

Bankacıların Grev Hakkı Var mı? Finans Dünyasında Emek ve Hukukun Kesişimi Modern ekonominin kalbinde yer alan bankacılık sektörü, yalnızca finansal akışın değil, toplumsal istikrarın da merkezinde bulunur. Ancak bu sistemin içinde çalışan on binlerce bankacı, tıpkı diğer emekçiler gibi çalışma koşulları, ücret dengesi ve iş güvencesi gibi temel sorunlarla karşı karşıyadır. Bu noktada akla gelen temel soru şudur: Bankacıların grev hakkı var mı? Bu soru, yalnızca hukuki bir tartışma değil, aynı zamanda ekonomik, toplumsal ve etik bir meseledir. Tarihsel Arka Plan: Grev Hakkının Evrimi Grev hakkı, 19. yüzyıldan itibaren sanayi devrimiyle birlikte şekillenmiş bir emek mücadelesi aracıdır. Sanayi işçilerinin üretimi…

Yorum Bırak

Gırgır hangi ülkenin ?

Gırgır Hangi Ülkenin? Tarihsel Bir Yolculuk Bir Tarihçinin Gözünden: Gırgır’ın Geçmişi ve Günümüzle Bağlantısı “Geçmişi anlamadan geleceği tahmin etmek mümkün müdür?” sorusu, zaman zaman aklımıza takılan bir düşünce olur. Gırgır, Türk mizah dünyasında önemli bir yere sahip olmasına rağmen, kökenlerini tam olarak anlamadan bu derginin gücünü ve etkisini kavrayabilmek güçtür. Gırgır, sadece bir mizah dergisi değil; dönemin toplumsal yapısını, ekonomik değişimleri ve kültürel dönüşümleri yansıtan önemli bir kültürel belgedir. Bugün, Gırgır’ın geçmişten bugüne kadar olan yolculuğunu incelediğimizde, derginin sadece bir eğlence aracı olmanın çok ötesinde bir işlevi olduğunu görebiliyoruz. Gırgır’ın Tarihsel Kökenleri ve Kuruluşu Gırgır dergisi, 1970’li yılların başında, Türk…

Yorum Bırak

Harab ne demek TDK ?

Harab Ne Demek TDK? Geleceğin Duygu Haritasında Bir Kelimenin İzleri Bazı kelimeler vardır, anlamları sadece sözlükte değil, insanın kalbinde yaşar. “Harab” da o kelimelerden biri. İlk bakışta TDK’da basitçe “yıkık, viran, harap olmuş” olarak geçer; ama gerçekte bu kelime, geçmişin tozlu sokaklarından geleceğin duygusal haritalarına uzanan derin bir anlam taşır. Bugün biraz farklı bir şey yapalım: “Harab”ın gelecekte ne anlama gelebileceğini birlikte düşünelim, biraz beyin fırtınası yapalım. TDK’ya Göre Harab: Yıkıntının Sessiz Dili Türk Dil Kurumu sözlüğünde “harab”, “yıkılmış, viran, bozulmuş, tahrip olmuş” anlamına gelir. Ancak bu tanım, kelimenin yalnızca yüzeyini anlatır. Aslında “harab” kelimesi, hem fiziksel hem duygusal yıkımı…

Yorum Bırak

Gondola binmek ne kadar ?

Gondola Binmek Ne Kadar? – Felsefi Bir Yolculuğun Bedeli Bir Filozofun Bakışıyla Başlamak Bir gondola bindiğinizi hayal edin. Su yavaşça salınıyor, şehir sessiz bir yankı gibi akıyor. Gondolcu, uzun direğiyle sizi zamanın dışına taşır gibi… İşte o an, aklınıza şu soru gelir: “Gondola binmek ne kadar?” Bu soru yalnızca bir ekonomik merak değildir; aynı zamanda bir felsefi sorgulamadır. Çünkü her “ne kadar” sorusu, değerle, anlamla ve varlıkla ilgilidir. Fiyat, sadece para birimiyle değil; insanın neye değer biçtiğiyle de ölçülür. Epistemolojik Bir Yolculuk: Bilginin Bedeli Epistemoloji, yani bilginin doğası üzerine düşünürsek, “gondola binmenin bedeli” aslında neyi bildiğimizi ve bilmediklerimizi ortaya çıkarır.…

8 Yorum

Ilk mesnevi nedir ?

İlk Mesnevi Nedir? Edebiyatın Ritmik Kalbinde Atılan İlk Adım Bir düşünün… Yüzyıllar önce, kâğıt yerine parşömenlerin kullanıldığı, kelimelerin mürekkep kadar kıymetli olduğu bir çağdasınız. Hikâyeler dilden dile, gönülden gönüle aktarılıyor. İşte o dönemde biri çıkıyor ve diyor ki: “Bu hikâyeleri ritimle, uyumla, beyitlerle anlatayım.” Böylece mesnevi doğuyor… — Giriş: Mesnevinin Hikâyesi, İnsanlığın Anlatma İhtiyacıyla Başladı Her medeniyetin kendine özgü bir hikâye anlatma biçimi vardır. Batı’da epik şiirler, Uzak Doğu’da destanlar… Bizim coğrafyamızda ise bu rolü mesnevi üstlendi. Mesnevi yalnızca bir edebî tür değil; aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inmeyi amaçlayan bir anlatım biçimidir. Peki ilk mesnevi nedir, kim yazmıştır ve…

Yorum Bırak

Gergin insan ne yapmalı ?

Gergin İnsan Ne Yapmalı? Ekonomik Bir Perspektiften Çözüm Önerileri Bir ekonomist olarak, sıklıkla karşılaştığımız temel sorulardan biri şudur: Kaynaklar sınırlı olduğunda, en iyi seçim nasıl yapılır? Bu soru, sadece finansal kararlar için değil, aynı zamanda bireylerin yaşamlarında karşılaştıkları psikolojik ve duygusal durumlarla ilgili de geçerlidir. Bugün, bu soruyu biraz daha farklı bir açıdan ele alacağız. Gerginlik gibi kişisel bir durum, tıpkı ekonomik kaynakların sınırlılığı gibi, sınırsız seçenekler arasında bir tercihte bulunmayı gerektirir. Ekonomik bir analizle, gergin bir insanın nasıl en iyi seçimi yapabileceğini ve bu seçimin bireysel refahı üzerindeki etkilerini tartışacağız. Gerginlik ve Ekonomik Seçimler: Kaynakların Sınırlılığı Gerginlik, bireyin duygusal…

Yorum Bırak

Antalya Kıbrıs hangi dış hat ?

Antalya Kıbrıs Hangi Dış Hat? Bir Felsefi Bakış Bir filozof, dünyaya bakarken, genellikle bir adım geri atar ve olayları sadece yüzeyinden değil, daha derin düzeylerde incelemeye çalışır. Bu bağlamda, sıradan bir soru gibi görünen “Antalya Kıbrıs hangi dış hat?” sorusu, bize sadece coğrafi bir yerleşim sorusunun ötesinde daha derin bir anlam taşıyabilir. Sadece coğrafi bir sınır mı yoksa insanın varlık, bilgi ve etik anlayışını etkileyen bir soru mu? Bu yazıda, Antalya ile Kıbrıs arasındaki mesafeyi ve bu sorunun felsefi anlamlarını, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden tartışacağız. Ontolojik Perspektif: Varlık ve Sınırların Anlamı Ontoloji, varlık felsefesi, varlığın doğasını, sınırlarını ve ilişkilerini…

8 Yorum

Hosgelmek ayri mi ?

Hoşgeldim! Hoşgelmek Ayrı Mı? Efsane Bir Dil Macerası Bugün size hepimizi en az bir kere kafasını karıştıran bir sorudan bahsedeceğim: “Hoşgelmek ayrı mı, hoş geldim mi?” Hadi ama, hepimiz bir kere bir yerde “hoş geldim” demişizdir, sonra “acaba yanlış mı söyledim?” diye bir an durakladık, değil mi? İki kelime arasındaki ince fark, dildeki karmaşaların başında geliyor. Şimdi gelin, bu dil meselesini eğlenceli bir şekilde çözmeye çalışalım. Erkekler ve Stratejik Düşünme: “Hoşgelmek Ayrıdır, O Kadar” Erkekler, genellikle hayatın her alanında çözüm odaklıdır, değil mi? Onlar bir sorunu mantıklı bir şekilde analiz eder, ardından çözüme ulaşırlar. Yani, “Hoşgelmek” kelimesi de, onlara göre…

Yorum Bırak

Tulum ve gayda arasındaki fark nedir ?

Tulum ve Gayda Arasındaki Fark: Antropolojik Bir Bakış Kültürlerin çeşitliliği, insan deneyiminin ne kadar derin ve çok katmanlı olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Antropologlar, farklı coğrafyalarda, farklı topluluklarda benzer ve farklı ritüel, sembol ve kimlik yapılarını keşfetmeye çalışırlar. Bu yazıda, tarihsel ve kültürel bağlamda Tulum ve Gayda gibi iki enstrümanın arasındaki farkları keşfedecek, her iki enstrümanın toplumsal ve kültürel işlevlerine odaklanacağız. Ne tür ritüellere hizmet ederler? Hangi semboller aracılığıyla topluluklar kimliklerini ifade ederler? Bu sorulara yanıt verirken, her iki enstrümanın taşıdığı anlamı ve tarihsel evrimini derinlemesine inceleyeceğiz. Tulum ve Gayda: Temel Tanımlar Tulum, Türk müziğinde yaygın olarak kullanılan bir nefesli çalgıdır…

Yorum Bırak

Kuranda hatun ne demek ?

Kur’an’da “Hatun” Ne Demek? Farklı Yaklaşımlar ve Görüşler Kur’an’ı okurken karşımıza çıkan bazı kelimeler, zaman zaman modern anlamlarla tam örtüşmeyebilir. Bugün ele alacağımız “hatun” kelimesi de bu tür kelimelerden biri. Çoğumuz, “hatun” kelimesini günlük dilde “kadın” veya “hanım” olarak kullanıyoruz. Ancak Kur’an’daki anlamı ve bu kelimenin toplumda nasıl algılandığı konusundaki farklı bakış açıları, bir hayli ilgi çekici. Bu yazıda, “hatun” kelimesini hem erkeklerin objektif bakış açısından hem de kadınların duygusal ve toplumsal bakış açısından inceleyeceğiz. Bu konuyu derinlemesine tartışırken, belki siz de kendi görüşlerinizi bizimle paylaşmak istersiniz. Hadi, keşfetmeye başlayalım! Hatun: Kur’an’daki Anlamı Kur’an’da “hatun” kelimesinin geçtiği birkaç ayet bulunmaktadır.…

Yorum Bırak