İçeriğe geç

Havas ilmi Kuran’da geçiyor mu ?

Havas İlmi ve Siyasal Düzen: Meşruiyet, Katılım ve Güç İlişkileri

Siyaset, toplumların düzenini sağlama çabasıyla şekillenen, sürekli değişen bir dinamikler yumağıdır. İktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi; bunlar arasındaki ilişkiler, günümüz toplumsal yapısının temel taşlarını oluşturur. Ancak, bu yapıları daha derinlemesine anlamaya çalışırken, her kültür ve toplum kendi meşruiyet ve katılım anlayışlarını geliştirmiştir. Bu yazı, geleneksel ilimlerin, özellikle de “havas ilmi” gibi eski öğretilerin, modern siyasal yapılarla nasıl bir ilişkisi olabileceğini analiz etmek için bir zemin hazırlayacaktır.

Havas ilmi, geleneksel Türk ve İslam düşüncesinde gizli ilimler arasında yer alan bir kavramdır. Bu ilim, halk arasında daha çok “gizli bilgi” ya da “batınî bilgi” olarak kabul edilmiştir. Kuran’da doğrudan bir şekilde “havas ilmi” ifadesi geçmemekle birlikte, dini metinler ve tasavvuf literatüründe insanın bilinç ötesi gücü ve doğaüstü ilişkilerle olan bağını anlatan öğretiler yer alır. Bu bağlamda, havas ilmi aslında daha çok manevi bir boyutta şekillenmişken, onun siyasetteki karşılığı, iktidarın doğası, meşruiyeti ve yurttaşların katılım süreçlerinde nasıl yer bulduğudur.
İktidar, Meşruiyet ve Havas İlmi

Siyaset bilimi açısından iktidar, belirli bir otoriteye sahip olanların toplumu düzenleme ve kontrol etme kapasitesini ifade eder. Ancak bu iktidarın varlığı, yalnızca gücün elinde toplanmasından ibaret değildir. İktidar, bir halkın kabulü ve desteği ile meşruiyet kazanır. Bu noktada havas ilminin rolü, toplumsal ve siyasal yapılar içinde iktidarın meşruiyetini nasıl sağladığına dair ipuçları sunabilir.

Havas ilmi, esasında insanların bilinçaltı ile olan ilişkilerini derinleştirirken, toplumsal yapının nasıl şekillendiğiyle de dolaylı bir ilişki kurar. Modern iktidar yapıları, halkın onayına ve katılımına dayanan meşruiyet temelli düzenler kurma amacında olsa da, tarihsel olarak her iktidar, halkı kontrol etme ve yönlendirme amacıyla çeşitli bilgi sistemleri ve ideolojiler geliştirmiştir. Bu bağlamda, havas ilmi gibi öğretiler, bir tür “bilgi iktidarı” olarak toplumun üst sınıfları tarafından kullanılmış ve halkın kolektif bilincini şekillendiren bir araç haline gelmiştir.

Günümüzde, özellikle otoriter rejimler, halkın katılımını sınırlayarak, iktidarın meşruiyetini sadece görünür güçlerle sağlamaya çalışırlar. Ancak demokratik sistemlerde, halkın bilgiye erişimi ve katılımı, iktidarın meşruiyetinin temel taşıdır. Burada, havas ilminin gündelik siyasetteki karşılığı, bireylerin bilgiye olan erişimi ve bu bilgiyi nasıl kullandıklarıyla ilgilidir. Bireylerin kendi bilinçlerini aşmaları, onları daha kolektif bir bakış açısına yönlendiren bu tür öğretiler, toplumların iktidar ilişkilerini de şekillendirebilir.
Katılım ve Demokrasi: Modern Siyasal Yapılarda Havas İlmi

Demokrasi, halkın yönetime katılmasını esas alır. Ancak, katılım yalnızca oy kullanma ile sınırlı değildir. Gerçek anlamda bir katılım, bireylerin karar alma süreçlerine etkin bir şekilde dahil olmasını gerektirir. Fakat, günümüzde birçok demokratik toplumda, katılımın çeşitli engellerle sınırlı olduğunu görmekteyiz. Bu engeller; eğitim, gelir eşitsizliği, bilgiye erişim gibi faktörlerle şekillenir ve aslında bir tür modern havas ilmi olarak kabul edilebilir. Buradaki “gizli bilgi”, bireylerin sistemden dışlanmalarına neden olan ancak toplumsal yapıyı etkileyen bir bilgi yapısını temsil eder.

Örneğin, günümüz politikalarında “popülist” söylemler, geniş kitlelere hitap etmek için belirli ideolojileri ve bilgilerle halkın düşüncelerini şekillendirme çabasına girer. Bu da bir çeşit bilgi kontrolü ve manipülasyonudur. Popülist liderler, halkın bilinçaltına hitap ederek, onları katılım sürecine dâhil edebileceği yanılsamasını yaratırlar. Ancak burada esas soru, bu katılımın ne kadar gerçek olduğu ve halkın ne kadar özgür iradeyle karar verdiğidir.

Katılım, sadece bireylerin oy kullanma ile sınırlı değildir. Günümüzde sosyal medya, halkın katılımını pekiştirebilecek bir araç olarak kullanılabilirken, aynı zamanda bu platformlar da bir bilgi iktidarı haline gelmiştir. Özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, bazı gruplar halkı manipüle etme amacıyla çeşitli bilgi sistemlerini kullanmaktadırlar. İşte bu noktada, havas ilmi ve benzeri geleneksel öğretilerin çağdaş siyasetle olan ilişkisinin izlerini bulmak mümkündür.
Kurumlar ve İdeolojiler: Güç İlişkilerinin Derinlikleri

Modern siyaset teorilerinde, devletin ve diğer sosyal kurumların gücü, bireylerin hakları ve özgürlükleri üzerine yoğunlaşır. Ancak, bu gücün nasıl yapılandığı ve nasıl bir meşruiyet kazandığı, her toplumda farklılık gösterir. Bir toplumun egemen ideolojisi, yalnızca devletin gücünü değil, aynı zamanda halkın nasıl düşündüğünü ve davrandığını şekillendirir. Bu ideolojiler, iktidarın gücünü pekiştiren “gizli bilgi” sistemlerine dayalı olabilir.

Birçok geleneksel toplumda, özellikle İslam dünyasında, meşruiyet sadece rasyonel bir zeminle değil, aynı zamanda manevi ve dini temellerle de güçlendirilmiştir. Bu bağlamda, havas ilmi gibi öğretiler, toplumu yönlendiren iktidar sahiplerinin kullandığı bir güç aracı olabilir. Ancak, modern dönemde iktidarın kaynağı, yalnızca dini ya da manevi bir anlayışa dayanmaktan çok, demokratik ilkelerle şekillenmiştir. Yine de, bazı iktidar yapıları halkı manipüle etme amacıyla hâlâ bu tür “gizli bilgi” sistemlerini devreye sokmaktadırlar.
Güncel Örnekler: Havas İlmi ve Güç İlişkileri

Dünya genelinde birçok siyasi lider ve hareket, halkın bilgiyi nasıl tükettiğini şekillendiren modern bir havas ilmi anlayışını benimsemektedir. Özellikle popülist hareketler, halkı manipüle etme amacıyla eski geleneksel öğretileri, modern siyasal söylemlerle harmanlamaktadır. Burada kritik olan soru, toplumun ne kadar bilgi sahibi olduğu, bu bilginin nasıl dağıldığı ve iktidarın bu bilgiye ne şekilde etki ettiği ile ilgilidir.

Örneğin, Amerika’daki Trump dönemi, popülist söylemlerin nasıl güçlü bir şekilde halkın bilinçaltına hitap ettiğini göstermiştir. Sosyal medya, bu anlamda modern havas ilmi gibi bir işlev görmüş, halkın duygu ve düşüncelerini şekillendiren bir araç olmuştur. Trump’ın kullandığı anlatılar, halkın katılımını arttırmaktan çok, bir “gizli bilgi”yi manipüle ederek toplumsal yapıyı etkileme amacına yönelmiştir.
Sonuç: Bilgi, Katılım ve Meşruiyetin Geleceği

Havas ilmi, modern siyasetle karşılaştırıldığında, toplumsal güç ilişkilerinin nasıl şekillendiğini ve halkın katılımının ne kadar anlamlı olduğunu gösteren derin bir simgedir. Günümüzde demokrasi ve katılım, sadece formal mekanizmalarla sınırlı değildir. Gerçek katılım, halkın bilgiye erişimi, bu bilgiyi nasıl kullanabildiği ve iktidarın bu süreci nasıl şekillendirdiği ile ilgilidir. Bu süreç, bazen görünmeyen, ancak toplumsal yapıyı etkileyen bilgi sistemlerinin etkisiyle şekillenir.

Bu bağlamda, havas ilmi gibi öğretiler, aslında modern siyasetin bir yansımasıdır: Bilgi, güç ve iktidar arasındaki karmaşık ilişkilerin bir aracı. Demokrasi, halkın özgürce katılabildiği bir sistem sunmayı vaat etse de, gerçek katılım, bireylerin bu güç ilişkilerini nasıl algıladıkları ve bu algıyı ne şekilde dönüştürdükleri ile ilgilidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir